19. İklim Değişikliği Konferansı: İklim müzakereleri tehlikede

01 Oca 2014

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 19. Taraflar Toplantısı’nda (BMİDÇS COP19), başarılı bir ilerleme kaydedilmemiş olması iklim müzakereleri için bir son değil, ancak sürecin ciddi bir tehlikeye girdiğinin de işareti.

Photo: UNFCCC

Yeni Ufuklar - İklim Değişikliği Konferansı bu yıl Kasım ayında Varşova’da düzenlendi.

19. Taraflar toplantısının, şimdiye kadar yapılan tüm taraflar toplantılarının en iyisi olması beklenmiyordu.

Zaten toplantının temel amacı, Aralık 2015’te Paris’te düzenlenecek 21. Taraflar toplantısında kabul edilmesi ve 2020 itibari ile uygulanmaya başlaması planlanan evrensel iklim anlaşmasına doğru hazırlıkları hızlandırmaktı.

Konferans, Filipinleri vuran Haiyan tayfunundan birkaç gün sonra ve Varşova’da eşzamanlı gerçekleşen “Kömür ve İklim Değişikliği” zirvesinin gölgesinde başladı.

Aynı zamanda Japonya, COP19 toplantısının ilk haftasında azaltım hedeflerini düşereceğini açıkladı.

Daha önce sera gazı salımlarını 1990 seviyesinin yüzde 25 altına indireceğini söyleyen Japonya, 2020 itibarıyla 2005 seviyesinin yüzde 3,8 altına indireceğini belirterek hedef azaltımına gitti.

Avustralya’nın azaltım hedefini düşüren ulusal politika değişikliği de eklenince müzakereciler arasında olumsuz bir tavır gelişmesine neden oldu.

Aynı zamanda, geçen yıl Doha’da kabul edilen Kyoto Protokolü’nün İkinci Taahhüt Dönemi ise tüm taraflar tarafından onaylanamadı. Bugüne kadar 144 ülkenin sadece üçü onayladı.

Ayrıca, Bolivya tarafından gündeme getirilen ve Çin’in de desteklediği yeni piyasa tabanlı mekanizmaların geliştirilmesi husunda hiçbir ilerleme kaydedilmedi.

Bu koşullar altında, tarafların konferansın başarıyla sona erdiğini ilan etmesi kendi içinde bir başarıydı. Konferansın sonunda BMİDÇS sürecinin varlığını sürdürmesini sağlayan çeşitli çıktıları olan bir anlaşmaya varılması da önemli.

Taraflar;  1) evrensel iklim anlaşmasının geliştirilmesi, 2015’te onaylanması ve 2020’de uygulanması; 2) 2020 öncesi azaltım hedeflerindeki boşluğun (2 derece hedefine doğru) kapatılması konularında çalışmalarını her ne kadar sürdürdüyse de, hırslı hedeflerin ve politik isteğin olmaması belirgin bir şekilde ortadaydı.

Konferansta alınan bazı kararların süreci tıkayacağı belirtiliyor. Ülkelerin sunacakları katkıların zaman planının esnek ve zayıf kaldığı, tarafların katkı yapmaya hazır oldukları, ancak 2 derece hedefine ulaşma taahhütlerinin yeterliliği konusunda uluslararası tartışmalar için net ve zamanlaması belli bir zemin sağlamadıkları ifade ediliyor.

İkinci olarak karar metnine “bütün ülkelerin” dâhil edilmesi ileri atılan bir adım olarak değerlendirilirken, “taahhüt” kelimesinin yerine “katkı” kelimesinin kullanılması ve zaman planında dile getirilen esnek süre bitim tarihleri geri atılmış adımlar olarak nitelendiriliyor.

Bunlara ek olarak, 2015 anlaşmasına dâhil edilecek unsurlar listesi azaltım, uyum, finans, teknoloji, kapasite geliştirme, eylemler ve destekte şeffaflık temel başlıklarına çekildi.

Tarafların yakın zamanda fazla taahhütte bulunmak istememesi nedeniyle Varşova kararlarındaki detaylı unsurlar eki çıkartıldı.

COP19’un çıktıları, iklimle ilgili eylemlerin yerinde uygulamasının teknik unsurlarının geliştirilmesine katkı sağladı.

Kararların birçoğu iklim değişikliği ile mücadelenin desteklenmesi, düşük salımlı ve iklime dayanıklı kalkınma stratejilerinin geliştirilmesi, yoksulluğun ve eşitsizliklerin azaltılmasını da destekleyen iklim değişikliği finansmanı gibi UNDP’nin yerinde uygulamaları ile doğrudan ilgili.

Ayrıca gelişmekte olan ülkelerin Düşük Emisyonlu Kalkınma Stratejileri oluşturması, Ulusal Programlara Uygun Azaltım Eylemlerinin (NAMAlar) hazırlaması ve İzleme, Raporlama ve Doğrulama (İRD) sistemlerini kurmasının önemi açık bir şekilde tanımlandı.

Ulusal Uyum Planlaması süreçleri de gelişmekte olan ülkelerin yaklaşan iklim değişikliğinin etkilerine dayanıklı olmalarını sağlamak için kritik bir bileşen olarak tanımlandı.

UNDP birçok gelişmekte olan ülkede Düşük Emisyonlu Kalkınma Stratejilerinin oluşturulması, Ulusal Programlara Uygun Azaltım Eylemlerinin (NAMAlar) hazırlanması, İzleme, Raporlama ve Doğrulama (İRD) sistemlerinin kurulması ve Ulusal Uyum Planlaması konularında çalışıyor.

Önemli kararlardan biri de ormansızlaşma ve ormanların bozulmasından kaynaklanan sera gazı salımlarının azaltılması, orman karbon stoklarının güçlendirilmesi, ormanların korunması ve sürdürülebilir yönetimi ile ilgiliydi.

REDD+ (Ormansızlaşmadan ve Orman Bozulmasından Kaynaklanan Emisyonların Azaltılması) konusu önemli ilerleme kaydedilen alanlardan biri oldu ve yeni bir mekanizma olarak ve “REDD+ Eylemi için Varşova Çerçevesi” ortaya çıktı.

Son olarak; “Zarar ve Kayıplar için Varşova Uluslararası Mekanizması” ile iklim değişikliğinin etkilerinin neden olduğu zarar ve kayıpların ele alındığı yeni bir mekanizma oluşturuldu.

UNDP böyle bir mekanizmanın kurulmasını; uyum, afet risk yönetimi, erken iyileştirme, sigorta, doğal kaynak yönetimi, sosyal güvenlik ağları, göç ve diğer alanlardaki mevcut çalışmalarını kayıp ve zararlar altında ele alarak güçlendirebileceği yönünde değerli bir fırsat olarak görüyor.

 

/

Diğer Yeni Ufuklar haberlerini okumak için: www.yeniufuklar.info/tr