Türkiye’nin kıyılarında ‘İstediğimiz Gelecek’ korunuyor

Mehmet Doğan, Türkiye’nin güneybatısında bir sahil beldesi olan Akyaka’da balıkçılıkla geçimini sağlıyor. Ancak Mehmet’in, kendisine ve çocuklarına daha iyi bir yaşam sağlamak için balıkçılıktan para kazanmaya devam edip edemeyeceği konusunda endişeleri vardı çünkü yaşadığı bölgede kaynakların aşırı tüketimi ve kıyı bölgesinin aşırı kullanımı nedeniyle hayvan türlerinin nesli tükeniyor ve yetişme alanları zarar görüyordu.

Türkiye’nin 8 bin 500 km’lik kıyı şeridi, yaklaşık 4 bin bitki ve hayvan türünü ve onların yaşam alanlarını barındırıyor. Aynı zamanda kıyı şeridi, birçok insan için gelir kaynağı ve 30 milyon insanın da yaşam alanı.

Mehmet, kıyıları korumak için bazı çalışmaların yapıldığını fakat daha fazlasının yapılması gerektiğini söylüyor.

‘Korumanın birçok yararı var ama yetersiz. Koruma sistemleri daha iyi ve daha derin olmalı, daha çok iyileşme ve çoğalma olmalı.’

UNDP, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü ve Küresel Çevre Fonu (GEF) ile birlikte kıyı bölgelerinde Mehmet’in belirttiği olumsuz etkileri azaltmak için bir proje başlattı.

“Türkiye’nin Deniz ve Kıyı Koruma Alanları Sisteminin Güçlendirilmesi” projesi, Türkiye’nin ulusal deniz ve kıyı koruma sistemini güçlendirmeyi ve sistemin etkili yönetimini sağlamayı amaçladı.

Foça, Gökova, Datça-Bozburun, Köyceğiz, Dalyan ve Fethiye Göcek Özel Çevre Koruma Bölgeleri ve Ayvalık Adaları Tabiat Parkı olmak üzere Türkiye’de 6 alan bu proje kapsamında ele alındı.

Proje 2009 yılından projenin 2014 yılında kapanışına kadar çok önemli ilerlemeler kaydetti. En önemlisi, 2009 yılında yüzde 2,8 olan korunan deniz ve kıyı alanlarının oranı yüzde 4’e çıktı. Türkiye’nin Deniz ve Kıyı Koruma Alanları sistemi yaklaşık olarak 100 bin hektar genişleyerek, başlangıca göre yüzde 45 arttı.

Öne çıkanlar

  • Proje öncesinde, kıyılarımızda korunan alanlar yüzde 2,8’di. Proje sürecinde; Saros Körfezi'nin Özel Çevre Koruma Bölgesi olarak ilan edilmesi ve Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi'nin de genişletilmesi ile bu oran yüzde 4'e çıktı.
  • Gökova ve Datça-Bozburun Özel Çevre Koruma Bölgelerinde 10 adet balıkçılığa kısıtlı alan ilanı ile toplamda 4.000 hektarlık alan koruma altına alındı.
  • Türkiye’de ilk defa proje bölgelerinde ekonomik değerleme çalışmaları yapıldı.
  • Deniz koruma alanları geniş bir hizmet ve ürünler yelpazesi sunarak, özellikle yöre halkının bireysel ve sosyal refahına da katkıda bulunuyor. Proje bölgelerinde yapılan ekonomik değerleme çalışmaları sonucunda deniz ekosistem hizmetlerinin toplam yıllık değeri yaklaşık 800 milyon TL olarak belirlendi.
  • Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi’nde balıkçılığa kapalı alanların ilanından önce tekne başına elde edilen aylık gelir 1.485 TL iken ilandan sonra 2.267 TL oldu, yani 1,5 kat arttı.

Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi’nde yer alan Akyaka Beldesinde Deniz ve Kıyı Koruma Alanları Eğitim ve Uygulama Merkezi kurularak müfredatı hazırlandı.

Proje uygulama alanlarında sorumlu kurumların temsilcileri ve ilgili diğer paydaşlara Deniz Koruma Alanları, bu alanların yönetimi ve deniz koruma alanlarında turizm yönetimi konularında eğitimler verildi.

Deniz kaplumbağaları güvenli bir şekilde yuva yapıyor

Köyceğiz-Dalyan Özel Çevre Koruma Bölgesi ile Ayvalık Adaları Tabiat Parkı'nda denizel biyolojik çeşitlilik envanter belirleme çalışmaları yapıldı. Köyceğiz-Dalyan Özel Çevre Koruma Bölgesi'nde yapılan bilimsel çalışmalar sonucunda toplam 160 makro bentik ve nektonik hayvan türü ve 122 planktonik ve makro bentik bitki türü tanımlandı.

Ayvalık Adaları Tabiat Parkı'nda yapılan bilimsel çalışmalar neticesinde ise toplam 671 makroskopik tür ve uluslararası sözleşmelere ve kriterlere göre koruma altında olması gereken 16 tür tespit edildi.

İzleme ve koruma çalışmaları sonucunda, Fethiye-Göcek ve Köyceğiz-Dalyan Özel Çevre Koruma Bölgeleri’ndeki deniz kaplumbağası yuvalama, izleme çalışmalarında hedeflenen 350 ortalama yuva sayısına ulaşıldı.

Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nde korucu olan Bekir Çoban farkındalığın nasıl artığını şöyle anlatıyor: “Birkaç yıl önce, yuvalama bölgelerinde aldırmadan güneşlenen ziyaretçileri uyardığımda ve ‘Kaplumbağaların yuvalama bölgesindesiniz, burada güneşlenmek yasak’ dediğimde, bu durumdan haberleri yoktu. Daha önceden sürekli nedenini soruyorlardı ama şimdi birçok insan bu konu hakkında bilinçlendi. Şimdi konuya ilgi gösteriyorlar ve ‘Tamam. Hayvanlara zarar vermeyelim, izin verilen bölgelere gidelim,’ diyorlar.”

Foça Özel Çevre Koruma Bölgesi’nde Akdeniz foku ile Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi’nde kum köpekbalığı izleme çalışmalarında hedeflenen yıllık 70 ve 25 gözlem sayılarına ulaşıldı.

Foça Özel Çevre Koruma Bölgesi'ndeki denetleme sistemi tekrar etkin hale getirildi.  Gökova Körfezi’nde ilan edilmiş olan balıkçılığa kapalı alanların sınırları, işaret direkleri ve tabelalar yerleştirilerek daha görünür hale getirildi.

Deniz ekosistem hizmetleri 800 milyon TL değerinde

Projenin en önemli çıktılarından biri finansal planlamanın ve sürdürülebilirliğin sağlanmasıydı. Deniz ve Kıyı Koruma Alanlarının sürdürülebilir finansmanı için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü İzin ve İşletmeler Şube Müdürlüğü kurularak faaliyete geçirilerek, gerekli sistemler oluşturuldu.

Deniz koruma alanları geniş bir hizmet ve ürünler yelpazesi sunarak, özellikle yöre halkının bireysel ve sosyal refahına da katkıda bulunuyor. Türkiye’de ilk defa proje bölgelerinde yapılan ekonomik değerleme çalışmaları sonucunda, deniz ekosistem hizmetlerinin toplam yıllık değeri yaklaşık 800 milyon TL olarak belirlendi.

Örneğin, Foça Özel Çevre Koruma Bölgesi’nde, ticari balıkçılar deniz koruma alanından yılda yaklaşık 12 milyon TL gelir elde ediyor. Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi’nde balıkçılığa kapalı alanların ilanından önce tekne başına elde edilen aylık gelir 1.485 TL iken ilandan sonra 2.267 TL oldu, yani 1,5 kat arttı.

Akyaka Balıkçılık Kooperatifi Başkanı Can Görgün, “Deniz bizim anamızdır. Özellikle yasal olmayan avlanmaya engel olmak için elimizden gelenin en iyisini yapmalıyız. 1,5 yıl önce balıkçılığa kapalı alanların ilan edilmesinden beri, balık oranında ciddi bir artış olduğunu düşünüyorum,” diyor.

Kıyılarda sorumlu turizm

Foça ve Gökova Özel Çevre Koruma bölgeleri doğası, temiz deniz ve kıyıları, sessizliği, kitle turizmine kapalı oluşu nedeniyle tercih ediliyor. "Tesis olmazsa kimse gelmez" inanışının aksine, tesislerle doldurulmamış alanların başlı başına cazibe merkezi haline geldiği görülüyor. Sadece Köyceğiz-Dalyan Bölgesi'nde geceleyen ziyaretçiler, günübirlik alan kullanımı, günübirlik tekne turları ve bir dalış merkezi ile yerel ekonomiye yılda yaklaşık 92 milyon TL gelir sağlıyor.

Kadın balıkçılar öne çıkıyor

Korunan alanlardaki balıkçılığı iyileştirmek için GEF Küçük Destek Programı (SGP) – COMDEKS ile ortak bir çalışmalar yürütüldü. İlgili su ürünleri kooperatifleri ve ulusal çevre dernekleri ile işbirlikleri yapıldı. Bu kapsamda, Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi'ndeki balıkçılığa kapalı alanlarda sualtında kalan av araçlarının tespiti ve temizlenmesi çalışması yapıldı.

Datça-Bozburun Özel Çevre Koruma Bölgesi'nde de kıyı balıkçıları ve balık restoranları ile sorumlu balıkçılık modeli üzerinde çalışıldı. Yaklaşık 100 kadın balıkçıya sorumlu balıkçılık konusunda eğitim verildi. Ayrıca, Gökova Körfezi içindeki balıkçığa kapalı alanların işaretlenmesi, bilgilendirici malzemeler üretilmesi ve balıkçılar arasından tespit edilen korucuların denetimiyle Akyaka ve İngiliz Limanında etkin bir denetleme sağlandı.

UNDP Dünyada

Buradasınız UNDP Türkiye 
Git UNDP Global