Sonuç: Kadınların Zaferi

Toplumsal cinsiyet eşitsizliklerinin ortadan kaldırılmasıyla daha eşit bir topluma doğru


2011, Yaz. Başkent Ankara’nın düşük gelirli mahallelerinden birisinde 15 yaşında bir kız çocuğu olan Yasemin tek kelimeyle hayal kırıklığına uğramış ve korkmuş bir haldeydi. Yeni üvey annesi onunla beraber yaşamak istemiyordu. Teyzesinin evine gönderilen Yasemin, okulu bırakması ve adını bile bilmediği bir adamla evlenmesi için zorlandı. Oysaki Yasemin’in sonbahar döneminde lise eğitimine başlaması gerekiyordu; fakat herkes tarafından bir yük olarak görülen bu genç kızın hayatında karşılaştığı zorluklar kolaylıkla çözülebileceğe benzemiyor. Yasemin, “Eğer erkek olsaydım, eminim ki her şeyin çok daha farklı olurdu”diyor.

 

Öne çıkan noktalar

  • Meclis düzeyinde kadının siyasete katılım oranı yüzde 14.4 iken yerel yönetimde temsil oranı yüzde 0.56’dan az.
  • Yaklaşık yüzde 29.3’lük bir düzeyde seyreden kadının işgücüne katılımı oranı Türkiye’yi diğer OECD üyelerinin ve dünya genelinde gelişmekte olan pek çok ülkenin gerisinde bırakıyor.
  • 2012 Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği Endeksi’ne göre, üreme sağlığı, güçlendirme ve işgücü piyasasına katılım alanlarında cinsiyete dayalı farklılıkların olduğu bir ülke olarak Türkiye 148 ülke arasında 68. sırada.

Türkiye’nin 2010 Binyıl Kalkınma Hedefleri İlerleme Raporu’na gore, Türkiye ilköğretim düzeyinde toplumsal cinsiyet eşitsizliklerini ortadan kaldırılması hedefine neredeyse ulaşmış olmasına rağmen orta öğretimde eğitime devam etmeyen kız çocuklarının oranının kayda değer olduğunun altını çizmiştir. BKH’leri İlerleme Raporu, mevcut yapısal eşitsizliklerin, özellikle de coğrafi ve sosyal toplumsal cinsiyet farklılıklarıyla ilgili olanların BKH’lerine ulaşılması önündeki engeller olduğuna işaret etmiştir. 

 

En temel boşlukların kadınların karar alma süreçlerine ve iş gücü piyasasına katılımında oldukları saptanmıştır. Meclis düzeyinde kadının siyasete katılım oranı yüzde 14.4 iken (550 vekilin bulunduğu TBMM’de sadece 79 kadın milletvekili görev yapıyor) yerel yönetimde temsil oranı yüzde 0.56’dan azdır (kadının yerel konseylerde temsil oranı yüzde 4’tür). Yaklaşık yüzde 29.3’lük bir düzeyde seyreden kadının işgücüne katılımı oranı Türkiye’yi diğer OECD üyelerinin ve dünya genelinde gelişmekte olan pek çok  ülkenin gerisinde bırakmaktadır.

 

2012 Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği Endeksi’ne göre, üreme sağlığı, güçlendirme ve işgücü piyasasına katılım alanlarında cinsiyete dayalı farklılıkların olduğu bir ülke olarak Türkiye 148 ülke arasında 68. sıradadır.

 

UNDP Türkiye, ülkenin toplumsal cinsiyet eşitliğine ulaşma hedefini gerçekleştirmesini destekleyen en önemli uluslararası aktörlerden birisidir.

 

UNDP Türkiye, Türkiye’deki kadın hareketi ile işbirliği doğrultusunda kadının katılımının yerel ve ulusal düzeyde artırılmasını sağlamayı amaçlayan başarılı bir kampanyaya öncülük ediyor.

 

Bu kampanya kapsamında meclisteki kadın temsil oranında sabit bir artış sağlanmış ve böylece 2002 yılında yüzde 4.4 olan katılım oranı 2013 yılında ilgili genel seçimler sonrasında yüzde 14.4’e yükselmiştir.

 

Bu kampanya mecliste Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu’nun kurulması sürecini hem desteklemiş hem de hızlandırmıştır.

 

Komisyonla kurulan işbirliği, yasa yapma süreçlerinde toplumsal cinsiyet perspektifinin nasıl yayınlaştırılacağı ve temel yasaların bu perspektif doğrultusunda gözden geçirilmesi konularında milletvekilleri ve yasal uzmanlara eğitimler verilmesiyle sonuçlanmıştır.

 

UNDP bu işbirliğinin bir diğer getirisi olarak Kanun Hükmünde Kararnamelerde değişiklikler yapılmasına destek vermiştir.

 

Yerel düzeyde, UNDP diğer kardeş BM kuruluşları ile işbirliği içinde nüfusun yarısını oluşturan kadınların beklenti ve ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik hazırlanan Yerel Eşitlik Planları’nı sunmuştur.

 

Yerel Eşitlik Planları Yerel Eşitlik Komisyonları ve toplum kökenli kuruluşların dahil olduğu pek çok toplumsal aktörü temsil eden platformlar vasıtasıyla hizmet sunumu ve yönetişimin toplumsal cinsiyete duyarlı ve hassas hale getirilmesi için geliştirildi.

 

Türk Hükümeti “Kadın Dostu Kentler” kavramını ortaya çıkararak yerel otoritelerin cesaretlendirilmesi için ikincil mevzuatlar aracılığıyla bu platformları destekliyor. Sayıları 50’yi geçen yerel otoriteler bu planların lansmanını yaptı ve Yerel Eşitlik Planları’nı eyleme geçirmek için gereken gelirleri dağıtıyor.

 

İçişleri Bakanlığı’nın toplumsal cinsiyete duyarlı ve hassas hizmet sunumları vermeleri için  yerel otoriteleri yetiştirmesinde zaman içinde gelişmiş olan ihtiyaçlarının karşılanması için UNDP Türkiye Bakanlık bünyesinde kurulacak bir yapı üzerine çalışmakta.

 

Yerel girişimlerinin bir diğer aşaması da Yerel Gündem 21 Programı kapsamında demokratik ve katılımcı yapılar olarak kurulan Kadın Konseyleri’dir.

 

Kadın Konseyleri tarafından kurulan kadın koalisyonu, yasama sürecini ve toplumsal cinsiyet eşitliği konseptine olan uygunluğunu denetleme gibi yasal görevlerinin yanısıra mecliste toplumsal cinsiyete dayalı ayrımcılık durumlarına ilişkin iddiaların izini süren Eşit Fırsatlar Komitesi’nin kurulmasına katkıda bulunmaktadır.

 

Ankara’ya dönecek olursak, Yasemin, tüm şaşkınlığıyla, Eylül ayının ortasında yeni okulundaki ilk gününü yaşadı. “Her şey inanılmayacak kadar hızlı bir şekilde ilerliyor” dedi. Yasemin’in üzücü hikayesini duyan bir kadın hakları STK’sı konuyu TBMM Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komitesi’ne taşıdı. Komite, Yasemin’in durumu büyük bir özenle inceleyerek Yasemin’in yaşadığı bölgenin kaymakamını konu hakkında bilgilendirdi. Bunun üzerine, ilgili görevliler tarafından Yasemin’in yerel bir “Kız Meslek Yüksek Lisesi”ne kaydı yapıldı ve eğitim ve yaşam giderlerini karşılaması için düzenli olarak ödenecek bir burs kazandı. Yasemin, gülümseyerek, “TBMM Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komitesi durumumu çok yakından takip etti. Bana yardım eden herkese minnettarım” dedi. Hala teyzesinin evinde yaşayan Yasemin’e şu anda mutlu olup olmadığını sorduğumuzda, “Hiç olmadığım kadar mutlu ve umut doluyum” diye cevap verdi.