Statement by Kemal Dervis, UNDP Administrator on the occasion of Women's Day (in Turkish)

08 Mar 2006

Son yirmi senedir BM Kalkınma Programı insani gelişme kavramının üzerinde önemle duruyor. Bu kavramın temel ilkelerinden bir tanesi insani gelişmenin sadece iktisadi olarak büyümek anlamına gelmediğidir. Yoksullukla mücadele bir hayır kampanyası değildir – insanların durumlarını güçlendirme misyonudur. Bu özellikle kadınlar için geçerli, zira dünyada en yoksul durumda olan bir milyar nüfusun beşte üçü kadınlar ve kızlardan oluşuyor. Uluslararası düzeyde kabul görmüş olan Binyıl Kalkınma Hedefleri’nde de yer aldığı şekli ile toplumda cinsiyet eşitliği ve kadınların güçlendirilmesi kalkınma alanında hayati öneme sahip.  

Üç gün sonra Şili’nin ilk  kadın Cumhurbaşkanı/Devlet Başkanı Michelle Bachelet yeni görevine törenle başlayacak. Bu tören son oniki ayda göreve gelen ilk kadınlar listesinin son başarısını teşkil edecek: Kasım 2005’de Liberyalılar ilk kadın devlet başkanları Ellen Johnson-Sirleaf’i , aynı ay içinde  Almanlar ilk kadın şansölyeleri Angela Merkel’i göreve getirdiler. Dünyanın her kıtasında yer alan çeşitli ülkelerde halen onbir kadın hükümet ya da devlet başkanı olarak görev yapıyor.    

Bu itibarla, bu seneki Uluslararası Kadın Günü’nün  teması olan “Kararalma sürecinde kadınların yeri” temasından daha uygun bir tema düşunülemezdi. Daha önceki yıllarda da kadınların  kararalma süreçlerinde yer aldığını gördük. Ancak, şimdiki durum derinliklerden gelen sağlam bir temel üzerine oturduğu için farklıdır.  Yukarıda verilen  örneklerden de  görüldüğü üzere, artık kadınların eşit ve lider olarak kabul gördükleri ulusal ve uluslararası düzeylerde güç dengelerinde bir değişime şahit olabileceğimizi düşünüyorum.  

Ancak, bütün bu başarılara rağmen, toplumda cinsiyet eşitliği ve kadınlarınn güçlendirilmeleri hedefine yönelik ilerlemeler şaşırtıcı bir şekilde hala çok gerilerde kalmıştır.  Okula gitmeyen ya da gidemeyen 130 milyon çocuğun yüzde yetmişini kız çocuklarının oluşturması çok üzücü bir gerçektir. Dünyada okuma-yazma bilmeyen 960 milyon insanın üçte ikisini kadınların oluşturması, onların siyasi süreçlere katılımını önemli ölçüde engellemektedir. Nordik ülkelerinde olduğu gibi belirli istisnalar dışında, kadınların parlamentolardaki temsiliyeti genellikle çok düşüktür; dünya çapında kadınlar parlamentolarda sadece yüzde onaltı oranında temsil edilmektedirler.  

Kadınlar erkeklerle eşdeğer güce sahip olmadıklari sürece hep geride kalacaklardır. Bu hep böyle olacaktır. Bu sebeple,  BM Kalkınma Programı iş ortakları ile birlikte ne düzeyde olursa olsun kararalma süreçlerinde bulunan bütün kadınların güçlendirilmesi hususunda taahhüt altına girmiştir.  

Yerel düzeyde, UNDP kadınların seçme hakkının olması ve bu hakkı kullanabilme kabiliyetinin geliştirilmesi için çalışıyor. Örnek olarak, 2005 yılının Aralık ayında Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde UNDP, UNIFEM ve BM  Misyonu ile işbirliği yaparak ülkede yapılacak anayasa ile ilgili referanduma kadınların katılımını sağlamak için Bağımsız Seçim Heyeti’ne teknik ve mali yardım temin etmiştir. Bu yardımın sonucu olarak oy kullananların yüzde altmışını kadınlar oluşturmuşlardır.  Kadınların seçmen listelerinde yer almasının kültürel sebeplerle engellendiği Yemen’de UNDP, hükümetin seçmenleri oy vermenin dinen yasak olduğunun doğru olmadığı konusunda eğitme çabalarını desteklemiştir. Bunun neticesi olarak, 1997 ve 2003 yılları arasında kadın seçmenlerin sayısı 1,7 milyondan 3,4 milyona cıkmıştır.  

Ayrıca UNDP, siyasi sistem içinde etkin olarak yer alan kadınlara da destek vermektedir. Örneğin, Pakistan’da 27.000 yerel kadın temsilcinin yerel yönetimlerde kendi katılımlarını daha etkin kılabilmek amacıyla UNDP tarafından desteklenen siyasete katılım ve sahip olunan haklarla ilgili yapılan eğitim programlarına katılmaları sağlanmıştır. Gürcistan’da UNDP parlamento içinde bir toplumda cinsiyet eşitliği ulusal konseyi kurulmasına destek vermiştir. Bu konsey kadınlara haklar sağlayan yasaları öğrenmelerine imkan sağlayarak onları güçlendirecek ve lider olmaları yönünde onlara yol açacaktır. 

Küresel düzeyde, 2003 yılında seçim yapılan ülkelerin yarısından çoğunda kadınların temsil oranını yükseltme yönünde olumlu adımlar atılmıştır. Kadın temsilciler için belli bir kotanın ayrılması bunlar arasında en etkili siyasi araç olmuştur. Honduras’ta UNDP’nin desteklediği Eşit Fırsatlar Ulusal Politikası iki onemli kanunun çıkmasına sebep olmuştur: Eşit Fırsatlar Kanunu ve yüzde otuz sandalyenin kadınlara ayrıldığına ilişkin Seçim Yasası. Honduras, kadınların kararalıcı mevkilerde asgari düzeyde temsil edilmesini sağlayan yöntemler geliştiren şimdilerde belki az, ancak sayıları gittikçe artan ülkeler arasında yerini almıştır. 

Dünyadaki kadınların bir çoğu biraz önce bahsedilen örnekler arasında yeralmak için kendilerine ihtiyaçları olan fırsatların verilmesini beklemektedir.   UNDP, bu düşünce içinde, Uluslararası Demokrasi ve Seçim Yardımı Enstitüsü (IDEA), UNIFEM ve Ulusal Demokratik Enstitü ile işbirliği içinde bir proje geliştirmiştir.  Sözkonusu proje, kadınların siyasete katılımının güçlendirilmesine ilişkin bilgi değişiminin ve sınırlar ötesinde yeralan kadınların her türlü bilgiye ulaşabilecekleri  küresel bir elektronik forum oluştumaya yöneliktir.  

Toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda UNDP’nin ileri sürdüğü düşüncelerin gerçekleştirilmesini BMKP adına şahsen ben taahhüt ediyorum. Toplumsal cinsiyet eşitliğini bütün programlarımıza ve politikalarımıza ana düşünce olarak yerleştiriyor ve bunun için kaynak yatırımı yapıyoruz. Bunların olumlu netice vermesi için de personelimizi sorumlu tutacağız.  

Kadınların siyasete eşit düzeyde katılımı olmazsa bütün toplum bundan zarar görecektir. 2005 yılında yapılan Dünya Zirvesinde dünya liderlerinin belirttiği gibi “kadınlar için yapılan her ilerleme/gelişme bütün insanlığa yapılmış bir ilerleme/gelişmedir”. Kadın-erkek eşitliğinin sağlanması sadece olması gereken bir hedef olarak değil, insani gelişmeyi hızlandırma yolunda ispat edilmiş bir gerçek olarak bakmak lazımdır. Suya ve enerji kaynaklarına eşit düzeyde erişimden tutun da, HIV/AIDS ile mücadele, barış ortamının tesis edilmesine kadar bütün konularda kadınların seslerini duyurabildikleri tüm ortamlarda bulunmaları gerekir ki onlar da böylece kendi geleceklerini kendileri tayin edebilsinler. 

Yeni seçilmiş kadın liderler, dünyanın her yerinde en üst siyasal konumdakinden en alttakine kadar her kadına kadın-erkek eşitliğinin gerçekleştirilebilecek bir hedef olduğu konusunda umut vermişlerdir. Uluslararası Kadın Günü olan bugün, UNDP bu hedefin gerçekleştirilmesi yönünde kadınların kapasitelerinin arttırılmasına olan taahhüdünü bir kez daha yineliyor.